Zengin ve Yoksul

Otuz küsur sene evvel televizyonların siyah-beyaz olduğu dönemdi. Rudi ve Tom Cordeş kardeşler vardı. Günümüz orta direği ile örtüşen fakir ailenin iki çocuğu. Rudi okumuş senatör olmuş Tom da haylaz baş belası bir kardeş. Bir de ailenin düşmanı evlerden ırak Falkonetti.  Dallasın Ceyarı gelene kadar kötülerin ilahını temsil eden adam. Dizinin sonunda Falkonetti Tom’u sırtından bıçaklamış ülkece karalar bağlamıştık. Hatta bir şehir efsanesine göre Tom’un ruhuna mevlüt okutan teyzeler olduğu da söylenir. Hafıza-i beşerden bu kısa nostalji turunu neden attık. Çünkü dizinin kahramanları dramatik şekilde en uç noktalarda hem karakter hem de sahip oldukları ve olamadıkları ekonomik değerler olarak aynı aileden çıkmış iki zıt karakteri temsil ediyorlardı. Aynen bugün dünya üzerinde yaşayan yaklaşık sekiz milyar insanın büyük çoğunluğunun Tom, küçük bir azınlığının Rudi karakteri ile özdeşleşmesi gibi. Nasıl mı? İşte aşağıda.

 Bildiğiniz üzere dünyanın katmanları mevcut. Jeolojik bir tespit sanmayın. İktisaden de katmanlar mevcut. Hammaddesi insandan oluşan birbirinin üzerinde kümelenmiş yığınlardan bahsediyorum. Biraz bilimsellik katalım. Toplam eleman sayısı yaklaşık sekiz milyar. En alt katmanda hayatta kalmak için direnen günlük gıdasını temin etmeye, kısaca açlıkla mücadele etmeye çalışan bir küsur milyar insan, pardon eleman var. Diğer katman ise muhtemelen çoğunluğunu bir önceki grubun oluşturduğu susuzlukla uğraşan bir buçuk milyarlık bir popülasyon. Onların üzerindeki katmanlarda ise günlük bir-iki dolara köle gibi çalışıp sadece gıdasını temin edenlerden tutun da savaş içinde yaşamak zorunda kalan, her türlü olumsuzluk içinde hayata tutunmaya çalışan insanlar var. Katmanlar yükseldikçe eleman sayısı azalıyor. Bir nev’i pramit. Ortalardaki katmanlarda da yine birkaç milyar güvenliği sağlanmış, üstteki katmanlar için çalışan ve kendilerine biçilmiş rolü icra edenler mevcut. Onların üzerinde ise sayıca daha az olan, aşağıdaki katmanlarda çalışanların gelirleriyle geçinen bir grup mevcut. Bir üstte ise kendilerine yüksek bürokrat, siyasetçi, entelektüel, akademisyen, sanatçı, şirket yöneticisi gibi sıfatlar takılmış ve alttakilerin nasıl daha  da zenginleşeceğini üstteki üç kişinin fikirleriyle açıklamaya çalışan,  alttakilerin sömürülmesine karşı olup onları sömürerek hayal ötesi refah içinde yaşayan küçük bir azınlık bulunuyor. İktisatla alakalı her sorunun cevabını bulabileceğiniz en üstteki üçlü ise malum. Ortada Keynes solunda Marks sağında ise Hayek. Bu üçlemeyi çeşitlendirebiliriz, yedekleri de mevcuttur.

 Üstteki küçük katmanlarda oturan dizi karakteri Rudi gibilerin, alttaki geniş katmanlarda yaşayan Tom gibilerin masalarındaki ekmeğe musallat olmaları ve bunu da ‘‘biz sizi zenginleştireceğiz bakın en üstteki ustalarımız formülü buldu’’ söylemi ile yapmaları, hırsızlığa iktisadi kalkan oluşturmaktan öte bir şey değil. Bu kalkanı siyaset, felsefi doktrinler ve satın alınan yerli işbirlikçiler ile beraber kullandığınızda hedefe ulaşmamanız için bir sebep yok.

 Yaşadığınız dünyayı, olmadı çevrenizi şöyle bir gözlemleyin. Nefes alıp verenlerin eylemlerinin odak noktasını dünya nimetlerinden daha fazla faydalanmak olduğunu göreceksiniz. Bunun için müthiş bir rekabet var. Küçük balığı yutan büyük balığın bu davranışını haklı çıkarmak için çaba sarf etmesine gerek yok ancak insanlarda durum farklı. Zayıfın ekmeğini çalan şişmanın bu eylemini sürekli hale getirebilmesi ve medeni bir şekilde yaşamını sürdürebilmesi için yaptığının, adalet-demokrasi-etik-ahlak-bilim ile alakalı evrensel değerlere uyduğunu diğer insanlara kanıtlaması onları ikna etmesi gerekli. Bu noktada iktisat biliminin faydası tartışılmaz. Son dönemde liberal söylemin yıldızının bu denli parlamasının sebebi de yaşananlar ile anlatılanlar arasındaki farkı en başarılı şekilde gizleyebilmesinden kaynaklanıyor.          

Etiketler: , , ,

ekonomi | Yorum Yok | Kalıcı Bağlantı | Tarih: 16th Mayıs 2010

Yorum Yapın