Madaramedya

Artık rutin haline gelmiş ulusal haberlerden biri. Karakol baskını ve onlarca şehit. Akabinde ailelerin feryatları duygu yüklü cenaze törenleri ve devamında körler sağırlar birbirini ağırlar misali siyasilerin, en başta başbakandan olmak üzere genelkurmay başkanına hitaben başsağlığı mesajları.

 Böylesine insanlık ayıbı terör olaylarına verilen tepkinin şekli de tepki verenlerin çapı hakkında ciddi ipuçları veriyor. Son olayda oniki şehidin ardından başbakan malum karakola gidiyor ve askeri yetkililerden brifing alıyor, olayda yaralanan gaziler ile konuşuyor. Bu ziyaretin ulusal basın kanalı ile kamuoyuna duyurulması ise şu cümle ile sonlanıyor. ‘‘başbakan gazilerle sohbet etti ve kendisine ayran ikram edildi’’ İşte bu cümle, ulusal basındaki riyakarlığın çapsızlığın ve güce tapmanın tescillendiğini gösteren, içinden satırlar dolusu yorum çıkarılabilecek derin anlamlar içeren kilit bir cümle. 

 Bu derecedeki bir trajedide olayın özünü ıska geçip başbakanın içeceğinin türünü anekdot olarak kamuoyuna sunan editör-gazeteci-haberci adı artık her ne ise, halk lügatında öküzün önde gideni diye tabir edilen zat-ı muhteremler ulusal basında koltuk işgal edip gündem belirliyorsa,  gelecekten umutlu olmamız için çok fazla sebebimiz olmasa gerek. Her ne kadar medya yandaş ve kartel diye kategorize edilse de aslında yok birbirlerinden farkları. Müşterisini bu kadar salak yerine koyan bir medya başka hangi ülkede mevcuttur bilmiyorum ancak bu tür habercilik prim yapıyor ki üretim de bu çizgide yol alıyor. Bu noktada hizmet eden ile edilenin kalitesinin paralellik gösterdiği aşikar.

 Yine de bir çözüm olmalı.

 

Etiketler: , ,

Genel | Yorum Yok | Kalıcı Bağlantı | Tarih: 22nd Haziran 2010

Yorum Yapın