XSENTİUS’TAN ÖĞÜTLER

Kaybetmeyi ahlaksız kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür. (Xsentius)
Ege kıyılarında bir tapınakta, M.Ö. 9. yy.da yazıldığı sanılan bir tablette bulunan, söyleyeni hakkında kesin bir bilgi bulunmayan öğütlerden sadece biri.
Yukarıdaki sözün insanoğlunun davranışlarında ideal olanı temsil ettiğine kimsenin itirazı olmayacaktır. Ancak ideal olanın, pratikte içinde bulunulan şartlarda hayata geçirilmesi ne derece mümkündür? Cevabını aradığımız soru bu.
Neticede insan yalnız yaşamayan, topluma ve ailesine karşı sorumlulukları olan ve bu sorumlulukları yerine getirmekle mükellef olan bir varlık. Biraz daha somutlaştırırsak güncel hayattaki eylemlerinin faturasını tek başına değil de birileri ile yani sorumlu oldukları ile birlikte paylaşıyor.
Güncel bir örnek verecek olursak, başbakanın tekel işçilerine yönelik ‘‘yatarak kazanma dönemi bitti ’’ şeklindeki haklı söylemine yorumda bulunan bir okuyucu aynen şunları söylüyor.
‘‘vagon tamir atolyesi var adamlar sabah geliyor çay kahvaltı sonra yalandan bi işe elini sürüyor çay molası tam kalkacakken öğle yemek arası sonrasında ilkindi uykusu 5 çayı derken paydos inanın abartmıyorum ayrıca 1 kişinin yapacağı işle de 3 kişi uğraşıyor bir de mesela sen dürüstsün çalışacaksın senide bırakmıyorlar yok arkadaş öyle eski köye yeni adet getirme otur bakalım diyorlar bu şımarıklığa az bile yapmış artık birilerine ders olurda umarım adam gibi çalışırlar’’
Kamu kurumlarını, özellikle de eskinin batak KİT’lerini bilenler anlatılanların gerçekliğine şaşırmamışlardır. Neticede güncel örneğimiz ile özlü sözümüzün buluşma noktasında cevap arayan sorular çoğalıyor. Biraz açalım, adam hasbelkader iş bulmuş, maaşını hak etmek istiyor Xsentius’un öğüdünü de benimsemiş ancak öyle bir yol ayırımında ki, kararını vermek zorunda. Ya sisteme uyup öğüdü yerle bir edecek ve evine aş götürecek ya da ideal olanı tercih edip inandığı doğrular için savaşacak ancak kuvvetle muhtemel ki bu uğurda binbir bela ile uğraşıp belki işinden olacak, bunun faturasını da çoluk çocuk dramatik bir şekilde veya en azından popüler kültürün ve teknolojinin nimetlerinden muaf tutularak ödeyecek.
Günümüzde bu tercihin çoğunlukla hangi seçenekten yana kullanıldığı etik ve manevi değerlerin geldiği kriterlerinden zaten belli. Basit bir örnek verecek olursak, vergi kaçırmayan mükellefin, tüm etik değerleri temsil eden örnek vatandaş olarak kabul görmesi gibi. Oysa zaten kanunen suç olan bir eylemden kaçınma durumu mevcut.
Özlü sözlerin gerçek hayatta uygulanabilirliğinin macerası kısaca böyle. Zaten bu sözleri incelerken pragmatizmi de cebimize koymamız gerek. İdeal bir dünyada ne yapılması gerektiği bir yana, mevcut dünyada ne yapılabileceğini araştıran bir yaklaşımı benimsemek çözüm alternatiflerini çoğaltacaktır.
Etiketler: felsefi sözler, ideal davranış kalıpları, pragmatizm

Aralık 7th, 2009 09:46
Bazen insanoğlunun modern diye adlandırdığı bu yüzyıla bakıpta geçmişi hakkında ilkel diye yorumlar yapması ne kadar çirkin. İşte belkide günümüzden yüzlerce yıl önce yaşamış olan bu bilge kişinin hayat tecrübelerini damıtarak öz haline getirip ve içinde yaşadığı topluma karşıda olsa doğru olanı söyleme cesaretini takdir etmemek elde değil.Kendi hayatlarımıza bakıpta vicdan muhasebesi yapma olgunluğunu dahi göstermeyip deve kuşu misalı başımız kumun içinde aymaz bir insanın ruh hali ile bize benzemeyinin kuyusunu kazıyoruz.
Güzel yazı gelecek nesillere hitab ediyor.
Mayıs 29th, 2010 12:52
noksanlıkları çok az olsa da doğru doğrudur…aradan 1000 yıl geçse de..